Son aylarda, yapay zeka tüm endişeleri merkezine almış durumda. İnsanlar için doğrudan bir tehdit olarak tanımlanıyor, tam anlamıyla meslekleri silip süpüren bir makinaya benzetiliyor. Ancak, bu kaygılı söylemin arkasında çok daha ince ve rahatsız edici bir gerçek yatıyor.
Yapay Zeka Çalışmayı Değil, Çalışma Miti'ni Yok Ediyor
Kamusal tartışma, neredeyse konforlu bir fikir etrafında şekillendi: Yapay zeka, insanların işlerini çalıyor. Fakat, gerçek hayatta durum çok farklı. Yapay zeka, öncelikle gerçek becerileri değil, sınırlı teknolojilerin gölgesinde gelişen beceriler illüzyonunu sarsıyor.
Pek çok organizasyonda, bazı roller ölçülebilir bir uzmanlık yerine belirsizlik üzerine inşa edilmişti. Bir pozisyonda bulunuluyor, belgeler üretiliyor, toplantılar düzenleniyordu… Ancak somut etkisi açıkça tanımlanamıyordu. Yapay zeka burada bir ayna gibi işlev görüyor: Değeri ortadan kaldırmıyor, sadece var olmadığı zamanlarda onun yokluğunu ortaya çıkarıyor.
Süsleyici Fonksiyonların Sonu: Sert Bir Uyanış
Yıllar boyunca, profesyonel dünyada görünüşte karmaşıklık üzerine inşa edilmiş birçok meslek var oldu. Tamamen yararlı olmaktan çok, güven verici belgelerin üretilmesi, yeniden formüle edilmesi ve sentezlenmesi etrafında şekillenen meslekler ortaya çıktı. Bugün ise bir makine bu işleri birkaç saniyede gerçekleştirebiliyor.
Şok burada. Teknolojinin “çok güçlü” olduğu için değil, bazen daha çok bir çalışma gösterisi niteliğinde olan şeyleri mekanik olarak yeniden ürettiği için. Bir yapay zeka, bir günü alan bir işi üç saniyede yapabiliyorsa, sorulması gereken kaçınılmaz bir soru ortaya çıkıyor: Gerçekten bir meslek miydi, yoksa alışkanlık nedeniyle görünmez hale gelmiş bir profesyonel ritüel mi?
Düşünce İnsanlı Kalır, Sahne Kaybolur
Yanlış bilinenlerin aksine, yapay zeka yaratıcılığı, analizi veya vizyonu tehdit etmiyor. O, bu şeylerin yanılsamasını yaratmaya çalışanları tehdit ediyor. Bir yapay zeka yazabilir, yapılandırabilir, özetleyebilir. Ancak neden yaptığını, kimin için yaptığını veya hangi sonuçları doğuracağını bilmez.
Burada sınır netleşiyor. Profesyonel düşünür, karar verir, bağlamı anlar ve seçimlerinin sorumluluğunu üstlenir. Uygulayıcı ise uygular, tekrarlar ve derler. Yapay zeka bu ikinci kategoriye tamamen dahildir. İnsan düşüncesini ortadan kaldırmaz; bazen onun var olduğunu düşündüren dekoru kaldırır.
Teknoloji Tarafından Dayatılan Güvenilirlik Çağı
Şirketlerde bu değişim bir şok etkisi yaratıyor. Birçok yönetici, bazı pozisyonların öncelikle idari aracı, hiyerarşik filtre veya kararlar yerine daha çok konuşma üreticisi olarak işlev gördüğünü keşfediyor. Yapay zeka, pek az kişinin sormaya cesaret edebildiği soruları gündeme getiriyor: Bu işin gerçek amacı nedir? Hangi değerleri üretiyor? Hangi alanlar insan becerisiyle asla değiştirilemez?
Bu netleşme, bir tehdit olmaktan çok bir fırsat. Değeri derin insani nitelikler etrafında yeniden merkezliyor: bağlamları anlama yeteneği, ayırt etme, etik, sorumluluk, ilişkisel zeka. Bu boyutlar, özellikle CNRS veya OECD gibi bilişsel bilimler araştırmacıları tarafından geleceğin mesleklerinde merkezi olarak tanımlanıyor.
Yok Olan İş Değil, Aldatmacadır
Yapay zeka uzmanları zayıflatmıyor. O, belirsizlikten, tekrardan veya duruştan yaşam sürenleri zayıflatıyor. Becerileri belirsizlik, yapay karmaşıklık veya gerçek katkılarının değerlendirilmesindeki zorlukla korunanlar.
Bu değişim sadece teknolojik değil, aynı zamanda ahlaki bir değişim. Anlayanlar ile taklit edenler arasında, değer yaratanlar ile sadece onu temsil edenler arasında net bir çizgi çiziyor. İlk gruptakiler her zamankinden daha vazgeçilmez hale geliyor. İkinci grup ise kendi kırılganlıklarını keşfediyor.
Gelecek, Gizleyecek Hiçbir Şeyi Olmayanların Olacak
Yapay zeka meslekleri değiştirmiyor, onların sınırlarını yeniden tanımlıyor. Herkese basit ama sert bir soru soruyor: Benim yerime asla yapamayacak olan makineye karşı ne yapıyorum?
Açık bir cevap varsa, bir meslek vardır.
Yalnızca sessizlik varsa, belki de bir yanılsama vardı.
Bu yeni denge içinde, en sağlam profesyoneller, yapay zekayı en iyi kullananlar değil, onun gelişinden sonra bile güvenilirliklerini koruyanlardır. Gelecek, en görünür olanlara değil, en adil olanlara gülümseyecek. En hızlı olanlara değil, en net olanlara.
Yapay zeka hiçbir şeyi yok etmez.
O sıralar.
Ve bu sıralamada, yalnızca gerçek olan kalır.